• 12 Kasım 2019
  • Admin
  • 0

CNCB’nin haberine göre, 15 Asya Pasifik ülkesinin 2020 yılında Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık anlaşmasını imzalayabilecekleri belirtildi

Altı yıldan daha uzun zamandır süren müzakelerle Asya Pasifik’teki 10’dan fazla ülke, dünyanın en büyük ticaret anlaşmasını imzalamayı amaçlıyor.
Bölgesel Kapsamlı Ekonomik İşbirliği (Regional Comprehensive Economis Partnership) ya da RCEP şeklinde anılan anlaşma 10 ASEAN (Association of Southesat Asian Nation) ülkesive onların beş temel ticari partneri Avustralya, Çin, Japonya, Yeni Zelanda ve Güney Kore’yi kapsıyor.
Reuters’ın haberine göre, bu 15 ülke, dünya populasyonunun ve küresel gayrısafi yurtiçi hasılanın üçtre birine yakınını oluşturuyor. RCEP anlaşmasıyla oluşacak bu blok USMCA veya ABD-Meksika-Kanada Anlaşması gibi diğer bölgesel ticaret bloklarından daha kapsamlı bir yapı niteliği taşıyor.
Mega ticaret anlaşması başta 16 ülkeyi kapsıyordu fakat Hindistan ülkenin yerel üreticilerine zarar verebileceği gerekçesiyle ticaret anlaşmasına katılmama kararı aldı.

RCEP’in önemi
RCEP, ASEAN’ın üye ülkeleri ve diğer altı ülke arasındaki ticareti teşvik etmek amacıyla bir girişim olarak Kasım 2012’de Kamboçya’da Punom Pen’de başlatıldı.
Avustralya, Çin, Hindistan Japonya, Yeni Zelanda ve Günbey Kore arasında halihazırda bir serbest ticaret anlaşması bulunuyordu. RCEP, tarifeleri düşürerek, gümrük kurallarını ve prosedürlerini standartlaştırarak ve özellikle mevcut ticaret anlaşmalarına sahip olmayan ülkeler arasındaki pazar erişimini genişleterek grup genelinde ticareti artıracaktır.
Bu 16 ülke RCEP müzakelerine 2013 yılında bir diğer ticaret büyük ticaret anlaşması olan Trans Pasifik Ortaklığı (TPP) görüşmeleri esnasında başladı.
Çin’in o zamanki dünyanın en büyük ticaret anlaşması olduğu düşünülen TPP’de bulunmadığı göz önüne alındığında, birçok gözlemci RCEP’yi Pekin’in bölgedeki Amerikan etkisine karşı koymasının bir yolu olduğunu düşünüyor. 2017 yılında, Donald Trump ülkesini TPP’den çıkararak ABD ticaret partnerine adaletsiz ticaret uygulamalarını gerekçe göstererek cezalandırıcı tarifeler uygulamıştı.
Özellikle ABD Çin ticaret savaşı ürünlerine yönelik talebi düşürerek büyümelerini yavaşlatmış böylece bir çok Asya ihracatçısına zarar vermişti. RCEP’i nihayete bağlama ihtiyacı tüm bu gelişmelerin ardından arttı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir