• 13 Aralık 2021
  • Sankon Haber
  • 0

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda Bakanlığın 2022 yılı bütçesine ilişkin konuştu. 

Bilgin, TBMM Genel Kurulunda, bakanlığın 2022 yılı bütçesine ilişkin konuşmasında, demokratik sistemin sunduğu geniş imkanların başında sendikal özgürlükler ve örgütlenmenin geldiğini ifade etti. Bakan Bilgin, 12 Eylül’ün çalışma hayatına ilişkin tortularının bir an önce ortadan kaldırılması gerektiğini söyledi. Bilgin, “Hatta siyasal hayatımıza yönelik tortularının tamamının ortadan kaldırılması konusunda da ülkemizin yeni bir anayasaya ihtiyacı olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu anayasanın da bu Meclis tarafından gerçekleştirilmesini çok önemli buluyoruz” dedi. 

Bilgin, Türkiye’nin, siyasal iradenin toplumsal talepleri karşılamasıyla son 20 yılda demokratikleşme sürecinde önemli mesafeleri kat ettiğine işaret etti. 

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olarak emeğin korunmasının ve geliştirilmesinin görevi olduğunu kaydeden Bilgin, “Bu açıdan, çalışanlarımız herhangi bir engelle karşılaştığı zaman onların yanında Türkiye’nin Çalışma Bakanlığı durmaktadır, Çalışma Bakanı olarak biz durmaktayız. Bu konuda kimsenin tereddüdü olmasın” diye konuştu. 

Bilgin, İstanbul’da yabancı ortaklığa ait iş yerinde örgütlendikleri için bir grup kadın işçinin işten çıkarıldığını söyleyerek, İstanbul Valiliği üzerinden söz konusu şirketle iletişim kurduğunu anlattı. Firmaya Türkiye Cumhuriyeti hukukunu hatırlattığını aktaran Bilgin, ertesi gün bu sorunun çözüldüğünü belirtti. 

Farklı görüşlerdeki konfederasyon yetkilileri ile görüştüğünü ifade eden Bilgin, “3 büyük konfederasyona da ilettim, hangi görüşte olduğunuza bakmam, ben sizin emeğin örgütü olduğunuza bakarım, emeği engelleyen, emeğin örgütlenmesini engelleyen, onun hakkını yemeye kalkan kim olursa karşısına çıkarım” şeklinde konuştu. 

Sendikal örgütlenmenin önemine değinen Bilgin, sendikalaşmayı teşvik edecek “Beyaz Bayrak” düzenlemesini hayata geçirecekleri bilgisini paylaştı. 

“İşçilerimizin Beklentisini Karşılayan Ciddi Bir Asgari Ücret Artışını Gerçekleştireceğiz”

Bilgin, asgari ücret konusunda çeşitli tahminler yapıldığını hatırlatarak, asgari ücret alan yaklaşık 6 milyon işçi bulunduğunu bildirdi. Bu kişilerin aileleriyle oluşturduğu bütünlüğün dikkate alınması gerektiğine dikkati çeken Bilgin, asgari ücretin diğer ücretleri de belirleyecek bir etkiye sahip olduğunu söyledi. 

Asgari ücretin belirlenmesi kapsamında Bakanlığın yaptığı araştırmaya ilişkin bilgileri paylaşan Bilgin, işçiler, işverenler ve profesyonel yöneticilere asgari ücret beklentilerini sorduklarını belirterek şöyle devam etti: 

“İşçilerimizin büyük çoğunluğu, yüzde 37’si 3 bin 750 ila 4 bin lira arasında beklentileri olduğunu söylediler. Yüzde 9′ luk bir oran, 4 bin liranın üzerinde rakamlar telaffuz ettiler. Daha aşağılarda telaffuz edenler oldu. Küçük işletmelerde çalışan işçilerin daha alt düzeylerde rakamlar telaffuz ettiğini gördük. Bu sebepsiz değil. Onlar şunu diyorlar; ‘Evet, biz ücretimizin artmasını istiyoruz ama işimizin devam etmesini istiyoruz.’ Dolayısıyla burada sizlerin beklentisi nedir bilmiyorum ama toplumun, işçilerimizin beklentisini karşılayan ciddi bir asgari ücret artışını gerçekleştireceğiz. Bu, Türkiye için, çalışanlarımız için, özellikle düşük gelirli asgari ücretle çalışanlarımız için bir bayram havası yaratacaktır. Bunu şimdiden müjdelemek isterim.” 

Ekonomide yaşanan dalgalanmalar sebebiyle asgari ücretin yüksek düzeyde açıklanmasının daha anlamlı olduğuna dikkati çeken Bilgin, şu değerlendirmelerde bulundu: 

“Bu süreci yönetirken, asgari ücret çalışanlarımızı, emekçilerimizi korusun, aynı zamanda Türkiye’nin bu süreçte, enflasyonist ortamda, salgın sonrası bütün dünyanın yaşadığı ekonomik dalgalanmaların aşağı yukarı başta bütün Avrupa ve gelişmiş ekonomileri büyük zorluklara soktuğu bir aşamada Türkiye’ye de bir rahat nefes aldırsın diyoruz. Bu düşünceyle rahat nefes aldıracak bir seviyede tespit edeceğimizi belirtmek isterim” 

Kamu işçileriyle yapılan toplu sözleşmeye de değinen Bilgin, “Geçtiğimiz günlerde memur konfederasyonlarıyla oturduk, konuştuk. Onlara şunu söyledik; ‘Biz sizinle yaptığımız toplu sözleşmenin üzerine enflasyon farkı ortaya çıktığı zaman, onu bir sosyal refah payına dönüştürecek vaadin arkasında duruyoruz. O imzamızın da arkasındayız.’ Biz Türkiye’nin emekçilerini koruyan bir ücret siyasetini, sosyal politika anlayışını benimsemiş bir yaklaşımı iktidarda temsil ediyoruz. Bunu sürdürmekte kararlıyız” diye konuştu. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir